Uyanışı Olmayan Bir Şafak Vakti
23 Mart 2026 sabahı saat 04:00 sularında, şiddetli bir patlama Urmiye’deki bir yerleşim bölgesinin sessizliğini yerle bir etti. Olay, ailelerin, çocukların ve vatandaşların gece huzuru içinde olduğu Sengi Caddesi (Behdari bölgesi) civarında meydana geldi. Raporlar, bu trajik olayın en az yedi can aldığını ve on kişiyi yaraladığını bildirmektedir; bu rakamların her biri, dakikalar içinde sona eren hayatları temsil etmektedir.
Enkaz Altından İnsan Hikâyeleri
Hayatını kaybedenler arasında, yaşamın kırılganlığını hatırlatan yürek burkan hikâyeler bulunmaktadır:
Genç Çift: Ortak yaşamlarının yeni bir sayfasına başlamak için olaydan sadece bir saat önce yolculuktan dönen genç bir çift patlamada can verdi. Bekledikleri geleceği inşa etme fırsatı onlara hiçbir zaman tanınmadı.
Nazenin Zeyneb Mevlayi: İlkokul 5. sınıf öğrencisi olan bu çocuk, sabah okul yolunda olması gerekirken ismi şiddet dolu bir olayın kurban listesinde yer aldı.
Rahmani Ailesi: Naim Rahmani Mirşekari konutlardan birinde hayatını kaybederken, eşi ve iki çocuğu ağır yaralandı; gündelik hayatları bir anda yas ve şoka dönüştü.
Uluslararası İnsancıl Hukuk (UİH) Açısından Değerlendirme
Sivillerin korunması her koşulda kesin ve bağlayıcı bir yükümlülüktür. Mevcut hukuki çerçevelere göre bu saldırı şu kuralların ihlali niteliğindedir:
Cenevre Sözleşmeleri Ortak 3. Maddesi (1949): Çatışmalarda yer almayan kişilere karşı her türlü şiddet eylemini yasaklar.
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi 27. Madde: Vatandaşların can, onur ve güvenliklerinin her koşulda korunması gerektiğini vurgular.
Aynı Sözleşmenin 32. ve 33. Maddeleri: Sivillerin ağır acı ve ciddi yaralanmalara karşı korunmasını temel bir ilke olarak kabul eder.
1977 1. Ek Protokol 51. Madde: Sivil halka yönelik saldırıları veya ayrım gözetmeyen saldırıları açıkça yasaklar ve askeri hedefler ile sivil hedefler arasındaki “Ayrım Gözetme İlkesi”ni temel bir kural olarak belirler.
Aynı Protokolün 52. Maddesi: Konutları ve sivil malları askeri hedeflerin dışında tutar.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü: Sivillere yönelik kasıtlı saldırıları, insancıl hukukun ciddi bir ihlali ve savaş suçu kapsamında değerlendirir.
Sonuç
Urmiye Sengi Caddesi’ndeki evlerin enkazında sadece fiziksel yapılar yıkılmadı; bireysel hayaller, çocukların geleceği ve ailelerin huzuru da paramparça oldu. Saat sabah dördü geçeli çok oldu ancak yaslı aileler için o an hâlâ durmuş vaziyette; bir mahallenin güvenliğinin saniyeler içinde çöktüğü ve düzinelerce insanın hayatının sonsuza dek değiştiği o an…







