Editörün SeçimiRapor

Silahların Gölgesinde Kolberlerden Para Alınması

Irak Kürdistan Bölgesi sınırında kolberlerden para alındığına ilişkin haberler, İran Kürdistanı Demokrat Partisi’nin yanı sıra Erbil, Bağdat ve Tahran’ın sorumluluğuna ilişkin ciddi sorular gündeme getiriyor.

Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki sınır bölgelerinden birinde yayımlanan görüntüler, İran Kürdistanı Demokrat Partisi’ne (KDP-I) bağlı silahlı güçlerin kolberlerin kullandığı güzergâhlardaki faaliyetleri hakkında ciddi sorular ortaya çıkarıyor. Görüntülerde, partiyle bağlantılı olduğu belirtilen silahlı kişiler konuşlanmalarından ve kolberlerden para aldıklarından söz ediyor. Sahada yapılan incelemeler ve birkaç kolberle gerçekleştirilen görüşmeler de bu haberleri doğruluyor. Konunun resmî, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulması gerekiyor.

Bu ödeme için hangi adın kullanıldığı, niteliğini değiştirmez. Vergi ve yasal harçları kamu yetkisine sahip kurumlar tahsil eder; İran toprakları dışında yalnızca silahlı varlığına dayanarak bir sınır güzergâhı üzerinde hâkimiyet kuran silahlı bir grup değil. Kolberlerin durumu da kendilerinden alınan paranın olağan ticari harç olarak değerlendirilmesine elverişli değildir. Kolberler çoğunlukla ekonomik fırsatların bulunmaması nedeniyle zor ve tehlikeli bir işe yönelen sınır topluluklarının mensuplarıdır ve çok sayıda insan hakları raporu onların kırılganlığına dikkat çekmiştir. Dolayısıyla mesele yalnızca mali bir konu değildir; silahlı bir grubun kendisinden çok daha kırılgan durumdaki kişiler üzerinde güç kullanması ile ilgilidir.

Bu konu yeni de değildir. Yıllar önce partinin Merkez Komitesi üyelerinden biri bir röportajda bu ödemeleri “gümrük” olarak nitelendirmiş ve kolberlerin bunları gönüllü olarak ödediğini ileri sürmüştü. Bu geçmiş, yeni görüntülerin önemini artırıyor ve bunun münferit bir uygulama mı yoksa örgütlü bir yöntem mi olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Hukuki açıdan, uluslararası insan hakları hukuku ve koşulların oluşması hâlinde uluslararası insancıl hukuk, çatışmalara katılmayan kişileri zorlayıcı davranışlara karşı korur. Bu davranışın hukuki niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, olayların, ödeme koşullarının ve uygulanan zorlamanın düzeyinin incelenmesini gerektirir. Ancak yalnızca silaha sahip olmak, silahsız kişiler üzerinde mali bir yükümlülük dayatmak için hukuki yetki oluşturmaz.

Bu durum, Irak Kürdistan Bölgesi yönetimine doğrudan bir soru yöneltiyor: Bölge topraklarında hukukun uygulanmasından ve silahlı grupların denetlenmesinden hangi kurum sorumludur? Eğer bu kurumlar sorumluysa, İranlı silahlı bir grup nasıl sınır güzergâhlarında konuşlanıp kolberlerden para alabiliyor? Eğer bu faaliyet bölge makamlarının izni olmadan yürütülüyorsa neden devam ediyor? Bölge makamları bundan haberdarsa bunun hukuki dayanağı nedir? Irak Kürdistan Bölgesi yönetimi, bir yandan hukukun üstünlüğünü ve sınır güvenliğini vurgularken diğer yandan kendi topraklarında silahlı gruplar tarafından gayriresmî para toplama mekanizmalarının oluşmasına kayıtsız kalamaz. Erbil’den beklenen açıktır: acil ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi, her türlü zorla para alınmasının engellenmesi, ilgili kişi ve kurumların sorumluluğunun araştırılması ve sonucun kamuoyuna açıklanması.

Irak federal hükümeti de bu meseleyi yalnızca bölge yönetimi ile İranlı bir siyasi grup arasındaki bir sorun olarak değerlendiremez. Yabancı bir silahlı grubun Irak topraklarındaki faaliyetleri ve yurttaşların ekonomik faaliyetleri üzerinde kontrol kurması, Bağdat’ın egemenlik sorumluluklarıyla da ilgilidir. İran hükümetinin de kendi yurttaşlarının haklarını koruma konusunda sorumluluğu bulunmaktadır ve bu konunun takibi siyasi protestolarla sınırlı kalmamalı, resmî diplomatik ve hukuki kanallar üzerinden yürütülmelidir.

Ancak daha temel bir mesele de var: Kürdistan halkının haklarını savunmak, halkın kendisinin silahlı güç sahipleri karşısında korunmasıyla anlam kazanır. Özgürlükten, sosyal adaletten ve insan onurundan söz ederken, geçimini sağlamak için kolberlik yapan insanlardan silahlı varlığın gölgesinde para talep edilmesini savunmak mümkün değildir. “Halkı savunma” iddiasının en temel ölçütlerinden biri, bir grubun güç dengesizliği koşullarında aynı halka nasıl davrandığıdır.

İran Kürdistanı Demokrat Partisi’nden de açık bir açıklama beklenmektedir. Eğer para alındığını kabul ediyorsa, bunun dayanağını, miktarları, miktarların nasıl belirlendiğini, kararın hangi merci tarafından alındığını ve Irak Kürdistan Bölgesi topraklarındaki hukuki yetkisinin ne olduğunu açıklamalıdır. Eğer bunu kabul etmiyorsa, yayımlanan görüntüler ve haberler hakkında açıklama yapmalı ve kolberlerden her türlü zorunlu para alınmasını açıkça yasakladığını ilan etmelidir.

Sınır, hukukun dışında kalan bir bölgeye dönüşmemelidir. Kolber, “kolber” olmadan önce onur ve haklara sahip bir insandır; yoksulluğu haraç alınması için bir gerekçe değildir ve kırılganlığı hiçbir silahlı grubun gelir kaynağına dönüştürülmemelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu