Editörün SeçimiRapor

Annemi Bir Daha Asla Göremeyeceğimi Düşünüyordum

Çocukların İnternet Üzerinden Örgüte Alınmasından Kurtarılmalarının Önündeki Engellere ve Hayata Yeniden Tutunmaya

Human Rights Watch’un Kolombiya araştırma asistanı Nelson González Sánchez ile örgütün Amerika Bölümü’nde Kuzey And ülkeleri üzerine çalışan araştırmacı Martina Rapido Ragozzino, raporun araştırma ve yazımını üstlendi. Araştırma, Amerika Bölümü Başkan Yardımcısı Juan Pappier’in gözetiminde yürütüldü. Örgütün kıdemli nicel analiz uzmanı Brian Root ise raporun istatistiksel analiz bölümlerini hazırladı.

“Annemi Bir Daha Asla Göremeyeceğimi Düşünüyordum: Kolombiya’da Silahlı Gruplar Tarafından Çocukların ve Ergenlerin Örgüte Alınması ve Kullanılması” başlıklı rapor, 24 Ağustos 2026’da Human Rights Watch internet sitesinde İngilizce ve İspanyolca yayımlandı. Araştırma; 184 görüşmeye, silahlı gruplar tarafından örgüte alınmış beş çocuk ile örgüte alınmadan önce kurtarılmış beş tehdit altındaki çocukla gerçekleştirilen grup oturumlarına, resmî verilere ve TikTok ile Facebook’taki 72 hesabın ve 41 paylaşımın incelenmesine dayanıyor. Araştırmacılar, güvenlik risklerini ve çocukların travmalarının yeniden tetiklenmesi ihtimalini azaltmak amacıyla çocuklarla bireysel görüşmeler yerine grup hâlinde ve daha düşük risk taşıyan görüşmeleri tercih etti.

Raporun başlığı, kırsal bir bölgede gece okuldan evine dönerken silahlı kişiler tarafından örgüte alınan 16 yaşındaki bir kız çocuğunun anlatımından geliyor. Genç kız, bir hafta sonra yaşanan bir çatışma sırasında kaçmayı başardı ve Kolombiya ordusuna ulaştı. Raporda bu olay, okul ulaşım araçlarının bulunmaması ve çocukların uzun, güvensiz güzergâhlarda karşı karşıya kaldıkları tehlikelerle ilişkilendiriliyor.

Raporda incelenen Kolombiya Halk Savunuculuğu Ofisi verilerine göre, 2021’den bu yana yaklaşık 1.500 çocuk ve ergen silahlı gruplar tarafından örgüte alındı. Araştırma, bu olgunun 2023’ten itibaren arttığını bildiriyor. Kayda geçen vakaların yaklaşık yarısı yerli halklara mensup çocuklardan oluşuyor; oysa yerli halklar ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 4’ünü temsil ediyor. Kız çocukları vakaların yaklaşık yüzde 40’ını, 10-14 yaş grubundakiler ise bildirilen vakaların yüzde 30’undan fazlasını oluşturuyor. Çocukları korumakla görevli yetkililer, dokuz veya on yaşındaki çocukların örgüte alınması vakalarında da artış yaşandığını belirtiyor. Yerli toplulukların liderlerine göre genç kuşağın silahlı gruplara katılması, bireysel zararın ötesinde, topluluklarının kültürel devamlılığını ve toplumsal yaşamını da tehdit ediyor.

Rapora göre çocukların örgüte alınması her zaman doğrudan kaçırılmayla başlamıyor. Silahlı gruplar yoksulluktan, eğitim olanaklarının yetersizliğinden ve aile içi şiddetten yararlanarak kendilerini gelir, koruma ve aidiyet sağlayan yapılar olarak sunuyor. Bazı çocuklar evde gördükleri kötü muameleden kaçmak için bu gruplara yaklaşıyor. Grup üyeleri başlangıçta arkadaş veya sırdaş gibi davranıyor; hediye, giysi ya da cep telefonu vererek çocukların güvenini kazanmaya çalışıyor. Bazı durumlarda ise tarım işlerinde çalışma vaadiyle çocuklar yaşadıkları yerlerden uzaklaştırılıyor. Çocuklar hedeflenen yere ulaştıklarında, gruba katılmış oldukları söyleniyor; kendilerinden eğitim almaları ve verilen görevleri yerine getirmeleri isteniyor.

Raporun dikkat çekici bölümlerinden biri, sivil aracıların, okul arkadaşlarının ve duygusal manipülasyonun örgüte almadaki rolünü ele alıyor. Bir savcı ile Halk Savunuculuğu Ofisi yetkilisinin aktardığına göre, FARC’tan ayrılan grupların oluşturduğu ittifaklardan biri olan Merkezî Genelkurmay (EMC), bazı aracılara örgüte kattıkları her çocuk için 1.000 dolara kadar ödeme yapıyor. Raporda, örgüte alınan çocukların okul arkadaşlarını da katılmaya teşvik etmek için kullanıldığı belirtiliyor. Bazı kız çocukları ise silahlı grup üyelerinin romantik bir ilişki kuruyormuş izlenimi yaratmasıyla örgüte katılmaya yönlendiriliyor. Bu kızlar, içinde bulundukları durumun niteliğini ancak fiilen grubun yapısına dâhil edildiklerinde anlayabiliyor.

Dijital ortamda silahların, askerî kıyafetlerin, paranın ve motosikletlerin sergilenmesi, silahlı gruplardaki yaşamı çekici göstermeyi amaçlıyor. Araştırmacılar, açıkça yeni üyeler arayan, kullanıcıları özel mesaj göndermeye çağıran veya ulaşım masraflarını karşılamayı teklif eden hesaplar tespit etti. Bu içeriklerin bazıları bir aydan uzun süre yayında kaldı ve gruplara katılmak isteyen kişilerden çok sayıda yorum aldı. Raporda, askıya alınan hesapların yerine yenilerinin açıldığı, tespit edilmekten kaçınmak için sembollerin ve adların değiştirildiği de belirtiliyor. Buna karşılık Meta ve ByteDance, araştırmacılara verdikleri yanıtlarda çocukların silahlı gruplara alınmasını ve şiddet yanlısı grupların faaliyetlerini yasakladıklarını; denetim, içerik kaldırma ve yetkili kurumlarla iş birliği araçlarından yararlandıklarını bildirdi.

Okullar ve toplumsal faaliyetler de raporda silahlı grupların nüfuz etmeye çalıştığı alanlar arasında inceleniyor. Gruplar gençleri belirlemek amacıyla spor müsabakalarından ve yerel etkinliklerden yararlanıyor; bazı durumlarda okullara ve öğrenci yurtlarına giriyor. Raporda, gençlerin eğitim gördükleri yerlerden götürüldüğü ve ailelerin misilleme korkusuyla şikâyette bulunmadığı vakalar aktarılıyor. İncelenen veriler, araştırmanın kapsadığı beş yıllık dönemde okul tatillerine denk gelen aylarda örgüte katılım vakalarının en yüksek seviyeye ulaştığını da gösteriyor.

Örgüte alındıktan sonra çocukların daha uzak bölgelere götürülmesi, aileleriyle bağlarının koparılmasının ve kaçmalarının zorlaştırılmasının yollarından biri olarak kullanılıyor. Kolombiya Savunma Bakanlığı verilerine göre, 2024 ve 2025 yıllarında silahlı gruplardan ayrılan çocukların yüzde 35’i, örgüte alındıkları yerden farklı bir eyalette bulundu. Çocuklara verilen görevler yalnızca çatışmaya katılmakla sınırlı değil. Mesaj taşıma, bilgi toplama, rehineleri gözetleme, haraç alma, uyuşturucuyla bağlantılı faaliyetler yürütme ve patlayıcılar ile insansız hava araçlarıyla çalışma da bu görevler arasında yer alıyor. Çocuk koruma yetkililerinin aktardığına göre, gruplardan ayrılan bazı çocuklar, silahlı insansız hava araçlarıyla çalışmanın kendilerine bir “oyun” olarak tanıtıldığını anlattı.

Rapor, çocukları grupta tutmak için farklı zorlama yöntemlerine de dikkat çekiyor. Bazı görüşmecilerin ifadelerine göre çocuklardan üç veya altı ay boyunca grupta kalacaklarına dair belgeler imzalamaları isteniyor. Bu belgeler daha sonra kaçmaları hâlinde çocukları ve ailelerini tehdit etmek için kullanılabiliyor. Kız çocukları cinsel şiddet, komutanlarla zorla ilişkiye girme ve doğum kontrol yöntemlerini kullanmaya zorlanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bazı anlatımlarda cinsel şiddet, itaatsiz sayılan kız çocuklarına verilen bir ceza olarak tanımlanıyor. Raporda ayrıca kaçtıktan sonra öldürülen çocuklara ilişkin vakalar ve arkadaşlarının öldürülmesine tanık olan çocukların yaşadığı psikolojik travmalar aktarılıyor.

Bu koşullar karşısında aileler, kadın örgütleri ve yerli toplulukların kuruluşları çocukları arama ve kurtarma çalışmalarında doğrudan rol üstleniyor. Silahsız ve gönüllü bir oluşum olan Yerli Muhafızları (Guardia Indígena), ailelere komutanlarla görüşmelerinde eşlik ediyor; kaçan bazı çocukları zorla geri götürülmelerini veya misillemeye uğramalarını önlemek amacıyla saklıyor. Raporda, yerli, Afrika kökenli ve kırsal topluluklardan kadınların çocukları bulmak için geliştirdiği girişimlere de yer veriliyor. Bu çabalar ciddi tehlikeler barındırıyor ve çocukları kurtarma faaliyetleriyle bağlantılı olarak bazı yerel liderler öldürüldü. Bir olayda silahlı kişiler, kurtarılan 14 ve 15 yaşlarındaki iki kız çocuğunu taşıyan araçlara saldırarak kızları yeniden götürdü. Kız çocukları, kamuoyunun baskısının ardından serbest bırakıldı.

Raporda devlete yöneltilen eleştiri yalnızca politika ve düzenlemelerin eksikliğiyle sınırlı değil; resmî mekanizmalarla fiilî koruma arasındaki uçurum da vurgulanıyor. Bazı yerel kurumların, tehlike altındaki bir çocuğun acil nakil masraflarını karşılayacak bütçesi bulunmuyor. Bir belediye başkanı, belediye çalışanlarının çocukların ulaşım masraflarını karşılamak için kendi aralarında para topladığını belirtti. Rehabilitasyon sürecinde de çocuğu örgüte alan grubun niteliği, erişebileceği desteği belirliyor. Çatışmanın tarafı olarak tanınan grupların mağdurları uzmanlaşmış programlardan ve tazminattan yararlanabilirken, diğer grupların istismarına uğrayan çocuklar genel programlara yönlendirilebiliyor ve ceza soruşturmalarıyla karşılaşabiliyor. Rapor ayrıca cinsel şiddet mağdurları için uzmanlaşmış hizmetlerin yetersizliğine ve yerli çocukların farklı dil ve kültüre sahip kentlere nakledildiklerinde uyum sağlamakta yaşadıkları güçlüklere dikkat çekiyor.

Adli hesap verebilirlik de sınırlı kalmış durumda. Rapora göre, son on yılda çocukların silahlı gruplara alınmasıyla ilgili suç duyurularının yaklaşık yüzde 1’i soruşturmaya dönüşürken yalnızca yüzde 0,2’si mahkûmiyetle sonuçlandı. Araştırmanın önerileri; koruma ve kurtarma mekanizmalarının güçlendirilmesine, yerel girişimlerin desteklenmesine, yeterli kaynak sağlanmasına, komutanların ve örgüte eleman kazandıran ağların soruşturulmasına ve dijital kanıtların korunmasına odaklanıyor. Önerilerden biri de çocukların ifadelerinin kayda alınması için ortak bir usul geliştirilmesi. Böylece çocuğun anlatımı, delil standartları ve psikolojik destek gereklilikleri gözetilerek mümkün olduğunca tek seferde alınabilir ve travmatik deneyimlerini tekrar tekrar anlatmak zorunda kalması önlenebilir.

İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün dosyalarıyla karşılaştırıldığında, Kave Şehbazi’nin ergenlik döneminde Instagram üzerinden örgüte alınmasına ilişkin anlatımı; para ve iş vaatleri, aileyle iletişimin yasaklanması ve geri dönme girişimine şiddetle karşı çıkılması bakımından Kolombiya raporunda ele alınan aldatıcı işe alım, yalıtma ve ayrılmanın önündeki engellerle karşılaştırılabilir. Şehbazi’nin dönüşten sonra yaşadığı toplumsal ve mesleki sorunlar ile şikâyet yolları hakkında bilgi sahibi olmaması da topluma yeniden katılım ve adalete erişim tartışmalarıyla bağlantılıdır.

“İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü – Kave Şehbazi’nin anlatımı” (https://www.ikhrw.com/interview/komala-kaveh-shahbazi-gilangharb)

“Hira”nın anlatımında ise 15 yaşında PAK ile iletişim kurmaya başlaması, silahlı kadın imgesinin çekiciliği, arkadaşça başlayan ilişkinin tehdide dönüşmesi, Irak Kürdistan Bölgesi’ne götürülmesi ve evlilik baskısı, kız çocuklarının dijital yollarla örgüte alınması ve savunmasızlığı konularıyla karşılaştırılabilecek unsurlar içeriyor. “Şilan” hakkında aktarılan, evlilik vaadiyle gruba çekildiği yönündeki anlatım da duygusal manipülasyon temasıyla ilişkilendirilebilir. Bu karşılaştırma yalnızca anlatılarda tarif edilen örüntülerle sınırlıdır; Kolombiya raporunun yazarlarının İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün dosyalarını incelediği veya doğruladığı anlamına gelmez.

“İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü – Siber ortamda aldatılmaktan kamptan kaçışa” (https://www.ikhrw.com/en/interview/from-cyberspace-deception-to-camp-escape)

Ana kaynak: Human Rights Watch, “Pensé que nunca volvería a ver a mi mamá: Reclutamiento y uso de niños, niñas y adolescentes por grupos armados en Colombia”, 24 Ağustos 2026.

“İspanyolca raporun tam metni” (https://www.hrw.org/es/report/2026/08/24/pense-que-nunca-volveria-a-ver-a-mi-mama/reclutamiento-y-uso-de-ninos-ninas-y)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu