İran’ın batı sınır bölgelerinde varlık gösteren Kürt silahlı gruplarının gölgesinde, bu dosyanın en az görülen boyutlarından biri, reşit olma yaşına gelmeden silahlı grupların saflarına sürüklenen ergenlerin akıbetidir. Aşağıda okuyacaklarınız, tam da böyle bir vakanın belgelenmesidir: 14-15 yaşlarındayken sosyal medya aracılığıyla yasadışı İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP) tarafından devşirilen ve bu örgütün saflarında yedi mevsim geçiren Aryan Alizadeh‘in tanıklığı.
Paveh yakınlarındaki bir köyden olan Aryan’a göre, hikayenin başlangıcı ergenlik dönemine ve ailevi çatışmalarına uzanıyor. Örgütle olan bağı fiziksel bir aracı vasıtasıyla değil; Instagram, WhatsApp ve Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden, daha önce bu gruba katılmış olan köylüleri tarafından kurulmuş. Kendi ifadesine göre karşı taraf onun gerçek yaşını biliyordu; ki bu durum eğer doğruysa, yaşın çocuk asker devşirme sürecinde hiçbir engel teşkil etmediğini açıkça göstermektedir.
Örgüt içindeki günlük yaşamına dair anlattıkları, askeri bir disiplin ve sürekli bir tehlike tablosu çiziyor: Sabahları siyasi eğitim, öğlenleri kısa bir dinlenme, akşamları toplanma ve geceleri hava keşiflerinden kaçmak için kazılmış çukurlarda uyuma. Tepelerindeki İHA’lar (İnsansız Hava Araçları) ve dağdaki vahşi hayvanlar, dönüşümlü nöbetlerin iki daimi tehdidiydi. Aryan, bu süre zarfında herhangi bir işkence veya hapis yaşamadığını ve yemeğin bir kişiyi zar zor doyuracak düzeyde olduğunu vurguluyor; bu detaylar, anlatımının tek boyutlu olmadığını göstererek tanıklığının güvenilirliğini ve şeffaflığını artırıyor.
Bu tanıklığın en kritik bölümü askeri eğitimle ilgilidir: Onun ifadesine göre silahlandırma için kabul kriteri yaş değil, “fiziksel yeterlilikti” ve aralarında kendisinin de bulunduğu 18 yaş altı bireylere atış, pusu ve pusuya karşı koyma eğitimleri veriliyordu. Bu durum, uluslararası hukukun istisnasız bir şekilde yasakladığı şeyin ta kendisidir. Çocukların Silahlı Çatışmalara Dahil Olmasına İlişkin Seçmeli Protokol (2000) uyarınca, devlet dışı silahlı grupların -resmi devlet güçlerinin aksine- birey görünüşte “gönüllü” katılmış olsa dahi, 18 yaş altı kişileri bünyesine katma veya kullanma hakkı hiçbir koşulda yoktur. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü‘ne göre ise 15 yaşından küçük çocukların silahlı gruplara kaydedilmesi veya kullanılması doğrudan savaş suçu sayılmaktadır.
Aryan sonunda gruptan kendi isteğiyle ayrıldı. Ancak geri dönüşü hikayenin sonu olmadı: Eğitimi yarım kaldı, yeniden bir işe başlama çabaları sonuçsuz kaldı ve bugün sadece babasının yanında işçi olarak çalışarak günlerini geçiriyor. Kendi deyimiyle, geçmişinin başına tekrar iş açacağı korkusuyla yaklaşık bir yıldır her şeyi “geride bırakmaya” çalışıyor. Paris İlkeleri (2007) uyarınca, silahlı bir grupla herhangi bir şekilde bağlantılı olan 18 yaş altı her birey, uluslararası hukuk çerçevesinde suçlu değil, mağdur olarak kabul edilir; bu hukuki çerçeve tam da Aryan’ın hikayesi gibi vakalar için tasarlanmıştır.
Bu rapor, tamamı kaydedilmiş ve belgelenmiş bir telefon görüşmesinin metnine dayanmakta olup, görüşmenin tam metni röportajı gerçekleştiren kurumun arşivlerinde mevcuttur.
Bu görüşmenin tam ses kaydı İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü (IKHRW – ikhrw.com) arşivlerinde muhafaza edilmektedir ve gerektiğinde, kişilerin kimlik mahremiyeti titizlikle korunarak ve yalnızca resmi talep üzerine araştırmacılara, hukukçulara, belgeselcilere ve insan hakları aktivistlerine sunulabilecektir.





