İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin (İ-KDP), Halkın Mücahitleri Örgütü’nün iki üyesine verilen cezaya tepki olarak yayınladığı bildiri, analistler tarafından sadece bir “insan hakları” tutumu olarak görülmemektedir. Örgüte doğrudan resmi taziye sunulması, tarafsızlıktan uzaklaşıldığının ve özellikle ülkenin batı bölgelerinde sicili şiddet ve doğrudan askeri eylemlerle anılan bir yapıyla siyasi uyum sağlandığının bir göstergesidir.
Kürt Bölgelerindeki Şiddet Sicili ve “Ebedi Işık” Operasyonu
Halkın Mücahitleri Örgütü, geçmiş on yıllarda binlerce İranlı sivilin yanı sıra çok sayıda İranlı Kürdü de hedef alan geniş çaplı suikastların sorumluluğunu üstlenmiştir.
Saddam ile İş Birliği: Örgütün, İran-Irak savaşı sırasında İran’a karşı Irak Baas rejimiyle yürüttüğü doğrudan iş birliği, gruba yönelik en temel eleştiri noktalarından biridir.
Furuğ-ı Cavidan (Ebedi Işık) Operasyonu: Batı bölgeleri (İslamabad-ı Garb ve Serpol-i Zehab) üzerinden gerçekleştirilen bu askeri operasyon, bölgedeki Kürt halkının hafızasında katliam ve zulümle yer etmiştir. Yerel anlatılarda örgüt üyelerinin “Sakallı olan herkesi öldürün” şeklindeki sloganları, o dönemin şiddet boyutunun bir sembolü olarak hala hatırlanmaktadır.
Tarihsel Bağlar: Abdurrahman Kasımlu’dan Mesud Recavi’ye
Tarihi belgeler, her iki akım arasında daha derin yapısal ve siyasi bağlar olduğunu göstermektedir:
Baas Rejimi Bağlantısı: Abdurrahman Kasımlu’nun Saddam Hüseyin ile olan iş birliği, Baas rejiminin çöküşünden sonra yayınlanan ve Mesud Recavi’nin Saddam ile doğrudan görüşmelerini içeren videolarla büyük benzerlik taşımaktadır.
Yapısal Benzerlikler: İran Kürdistanı İnsan Hakları İzleme Örgütü (IKHRW) arşivlerine göre, silahlı Kürt gruplardan ayrılan birçok eski üye; tarihi belgeleri inceledikten sonra Recavi kültü ile kendi partileri arasında şaşırtıcı yapısal ve örgütsel benzerlikler olduğunu ifade etmişlerdir.
Pave Olayı: İ-KDP’nin devrimin ilk yıllarında Pave olayları dahil olmak üzere sergilediği şiddet sicili, analistler nezdinde bu iki yapının askeri ve siyasi metodolojilerde ortaklaştığı inancını güçlendirmektedir.
Uluslararası Terör Listeleri ve Siyasi Baskılar
Halkın Mücahitleri Örgütü’nün sicilindeki dikkat çekici noktalardan biri de uluslararası terör listelerinde uzun süre yer almasıdır:
Kara Listeler: ABD (2012’ye kadar), Avrupa Birliği (2009’a kadar), Kanada (2012’ye kadar) ve İngiltere (2008’e kadar) bu örgütü terör grupları listesinde tutmuştur.
Siyasi Baskıyla Çıkartılma: Örgütün 2012’de ABD’nin terör listesinden çıkarılması, grubun doğasının değişmesinden ziyade; 2010 yılında Washington D.C.’deki bir temyiz mahkemesinin kararı ve ardından ABD hükümetinin yoğun siyasi baskıları sonucunda gerçekleşmiştir.
Sonuç
İ-KDP tarafından Halkın Mücahitleri Örgütü’ne taziye mesajı gönderilmesi, önceden belirlenmiş bir siyasi hattın devamı olarak değerlendirilmektedir. İran toplumunun büyük bir kesiminin HMÖ’nün terör geçmişine ve savaş dönemindeki ihanetlerine duyduğu derin nefret göz önüne alındığında; İ-KDP’nin bu tutumu, bu yapıların temel stratejik hedeflerde ve siyasi yollarda ortak paydalara sahip olduğu kanaatini pekiştirmektedir.





