31 Mart 2026 Salı tarihli yerel raporlara göre, Kirmanşah eyaletinin Kasr-ı Şirin ilçesi Neft-Şehir yolu üzerindeki su nakil projesi tesisleri, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e atfedilen hava saldırılarının hedefi olmuştur. Saldırı, “Tropikal Su Sistemi” projesinde faaliyet gösteren yüklenici firmaya ait idari ve teknik binalar ile ekipmanları yerle bir etmiştir. Bu saldırı sonucunda, bir sivil personel hayatını kaybetmiş, sekiz personel ise yaralanmıştır. Uluslararası İnsancıl Hukuk (UİH) kapsamında bu tesisler, askeri bir kullanımı olmayan “Sivil Altyapı” (Civilian Infrastructure) kategorisindedir.
Silahlı Çatışma Hukukunun Temel İlkelerinin İhlali
Kasr-ı Şirin su projesinin hedef alınması, uluslararası antlaşmaların şu temel ilkeler çerçevesinde açık bir ihlalidir:
Ayrım Gözetme İlkesinin İhlali (Principle of Distinction): 1977 1. Ek Protokol’ün 48. maddesi uyarınca, çatışmanın tarafları her zaman askeri hedefler ile sivil kişi ve malları birbirinden ayırmak zorundadır. Bir su nakil firmasına saldırmak, bu hukuki yükümlülükten kasten sapılmasıdır.
Sivil Altyapı Dokunulmazlığı (Ek Protokol Madde 52): Bu madde, sivil unsurlara yönelik her türlü saldırıyı veya misillemeyi yasaklar. Su tesisleri, sivil nüfusun hayatta kalmasıyla doğrudan bağlantılı oldukları için özel koruma altındadır.
Sivillere Saldırı Yasağı (Madde 51): Çatışmalarda yer almayan teknik ve idari personelin doğrudan hedef alınması, doğuştan gelen yaşam hakkının ve UİH koruma kurallarının ihlalidir.
Uluslararası Ceza Hukuku Çerçevesinde Değerlendirme
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü’nün 8. maddesi 2 (b) (i) ve (ii) bentleri uyarınca; askeri hedef olmayan sivil nüfusa veya sivil mallara yönelik kasten düzenlenen saldırılar “Savaş Suçu” (War Crime) olarak sınıflandırılır. Bölgenin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere inşa edilen su nakil ekipmanlarının tahrip edilmesi, korunan malların hedef alınmasının somut bir örneğidir.
Hukuki Sonuç
Hedefin sivil niteliği ve çalışanların statüsü göz önüne alındığında, Kasr-ı Şirin su tesislerine yapılan saldırı dört Cenevre Sözleşmesi’nin ağır bir ihlalidir. Fail devletler, “Devletlerin Uluslararası Sorumluluğu” doktrini gereğince, personelin yaşam hakkının elinden alınmasından hukuken sorumlu tutulmalı ve Kirmanşah eyaletinin kritik altyapısına verilen zararları tazmin etmelidir.





