Rapor

Kirmanşah ve Kangavar’da Sivil Yerleşimlerine Hava Saldırısı: Sivil Katliamı ve BM Şartı’nın Ağır İhlali

27 Mart 2026 tarihinde, Kirmanşah Vali Yardımcısı’nın resmi raporuna göre, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından gerçekleştirilen hava saldırıları, Kirmanşah eyaletinde üç sivil noktayı hedef almıştır: Hafıziye mahallesi, Kirmanşah şehir merkezindeki Çakagalan semti ve Kangavar ilçesine bağlı Karhane köyü.

Bu insani olmayan saldırılar sonucunda 15 sivil vatandaş hayatını kaybetmiş ve ondan fazla konut tamamen tahrip edilmiştir. Kurbanlar arasında beş çocuk ve dört kadın bulunmaktadır.

Kirmanşah Çakagalan Semti’ndeki Trajedi

Cuma öğleden sonra Çakagalan semtine düzenlenen füze saldırısında 10’dan fazla konut yerle bir olmuştur. Bu saldırıda 6 kişi hayatını kaybetmiş, 56 sivil yaralanmıştır. Hayatını kaybedenler arasında 8 yaşında bir çocuk ve biri hamile olan iki kadın bulunmaktadır.

Kangavar Karhane Köyü’ndeki Katliam

Aynı günün sabahında, Kangavar ilçesine bağlı Karhane köyüne düzenlenen bir başka saldırıda eyaletin 7 sivil vatandaşı yaşamını yitirmiştir. Bu köydeki kurbanlar şunlardır:

  • 4 yaşında bir çocuk

  • 18 yaş altı üç çocuk

  • İki kadın

Saldırılarda hayatını kaybeden çocuklardan bazılarının isimleri: Baran Sadıki (4 yaşında), Hasti Kehrizi, Pania İmami, Asal Kehrizi, Yelda Kerimi, Yekta Kerimi.

Hukuki Analiz ve Uluslararası Hukuk İhlalleri

Askeri hedef barındırmayan yerleşim alanlarına yönelik bu saldırılar, uluslararası hukukun temel kurallarının ağır bir ihlalidir:

  1. Güç Kullanma Yasağının İhlali: BM Şartı’nın 2. maddesinin 4. fıkrasına göre, devletlerin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanılması yasaktır. Bu askeri saldırı, bu temel ilkenin doğrudan ihlalidir.

  2. Uluslararası İnsancıl Hukuk (UİH) İhlali: 1949 Dördüncü Cenevre Sözleşmesi ve 1977 1. Ek Protokolü uyarınca, askeri güçler askeri hedefler ile sivil halk arasında “Ayrım Gözetme İlkesi”ne uymak zorundadır. Konutların tahrip edilmesi, çocukların ve hamile bir kadının öldürülmesi “Savaş Suçu” kapsamında değerlendirilebilir.

  3. Yaşam Hakkı İhlali: 1966 Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi uyarınca devletler, temel yaşam hakkına saygı duymak ve bireylerin yaşamına ve konutuna yönelik keyfi müdahaleleri önlemekle yükümlüdür.

Uluslararası Sorumluluk ve Tazminat

Devletlerin Uluslararası Sorumluluğu kuralları uyarınca (BM Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından düzenlenen), saldırıyı gerçekleştiren devletler, kurbanlara ve ailelerine verilen tüm maddi ve manevi zararları tazmin etmek ve hesap vermekle yükümlüdür. Sorumluların tespit edilmesi ve adalete erişimin sağlanması, insan haklarının korunması yolunda zorunlu bir adımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu